AVUKATLARIN BİLGİ VE BELGE İNCELEME YETKİSİ

AVUKATLARIN BİLGİ VE BELGE İNCELEME YETKİSİ
Editör: Konya Time
21 Nisan 2020 - 13:18



Türkiye Barolar Birliği, 7 Nisan 2020 gün ve 2020/40 no’lu duyurusu ile, avukatların bilgi ve belge taleplerini yerine getirmeyen kamu görevlilerine yönelik yaptırım düzenlenmesi için Adalet Bakanlığı nezdinde girişimde bulunduğunu bildirmiştir.

Adalet Bakanlığı Mevzuat Genel Müdürlüğü’nün 6 Nisan 2020 gün ve 279/2510 sayılı cevabi yazısında, bu talebi yerine getirmeyen kamu görevlileri hakkında yürürlükteki mevzuat gereğince adli ve idari soruşturma yürütülmesinin mümkün olduğu, ayrıca bir mevzuat değişikliğinin gerekmediği düşüncesi bildirilmiştir.

Avukatın bilgi ve belgeye erişebilmesi, avukatlık mesleğinin icrasının olmazsa olmaz koşullarındandır. Nitekim Avrupa Konseyi Avukatlık Mesleğinin İcrasındaki Özgürlükler Hakkında 9 Numaralı Tavsiye Kararında, adli işlemler sırasında kuvvetlerin eşitliği ilkesi gereğince müvekkillerinin haklarını mesleki kurallara göre savunan avukatların ilgili her türlü dosyaya erişebilmeleri gerektiğini belirtmiştir.

2001 yılında yapılan Avukatlık Kanunu değişiklikleri ile, avukatlığın amacının düzenlendiği Kanunun 2/3. maddesi, “Yargı organları, emniyet makamları, diğer kamu kurum ve kuruluşları ile kamu iktisadi teşebbüsleri, özel ve kamuya ait bankalar, noterler, sigorta şirketleri ve vakıflar avukatlara görevlerinin yerine getirilmesinde yardımcı olmak zorundadır. Kanunlarındaki özel hükümler saklı kalmak kaydıyla, bu kurumlar avukatın gerek duyduğu bilgi ve belgeleri incelemesine sunmakla yükümlüdür. Bu belgelerden örnek alınması vekaletname ibrazına bağlıdır. Derdest davalarda müzekkereler duruşma günü beklenmeksizin mahkemeden alınabilir.” şeklinde değiştirilmiştir.

Bu madde ile ilgili Danıştay 1. Dairesinin 10.04.2002 gün ve 2002/26 E. 2002/52 K. no’lu istişari nitelikteki kararında; avukatlar tarafından bilgi ve belge inceleme gerekliliğinin belirtilmesi, bilgi ve belgenin bulunduğu kurumda incelemenin yapılabileceği, avukatlara yardımcı olma zorunluluğunun görevlerinin yerine getirilmesiyle sınırlı olduğu belirtilmiştir.

Yasada belirtilen, avukatlara görevlerinin yerine getirilmesinde yardımcı olmak ifadesi bir temenni değil, kanuni düzenleme şekliyle “zorunluluktur”. Dolayısıyla bu zorunluluğa aykırı davranışın idari ve cezai müeyyidesi bulunmaktadır.

Avukatın bilgi ve belgeye erişebilmesine yönelik bu düzenleme, müvekkilin savunma hakkının avukat marifetiyle etkin kullanımı içindir. Avukatın bir işi üstlenmesi ve üstlendiği işte mesleğini etkin olarak icra edebilmesi için, kamu otoriteleri nezdinde o işle ilgili gerek duyduğu bilgi ve belgeye erişilebilmesi gereklidir. Yasada sayılan kurum ve kuruluşlar da, kamusal hizmet gören avukata bu bilgiyi sunmak suretiyle kamu yararını gözetmelidirler.

Zaman içerisinde bu maddenin uygulanmasına yönelik uyuşmazlıklar yaşanmış, bu hususlar yargısal kararlara da yansımıştır.

Geçen yıl ilan edilen “Yargı Reformu Strateji” belgesinde, savunmanın yargılamalara etkin katılımını sağlamak için avukatların bilgi ve belge temin etmelerine ilişkin yasal yetkilerinin genişletileceği söylenmiştir. Bilindiği kadarı ile bu zamana kadar bu hedef için bir çalışma başlatılmamıştır. Tam aksine idareler tarafından daraltıcı yorumlarla yasanın uygulamasını güçleştirme eğilimi sözkonusudur. Oysa avukatlık güven mesleğidir.

Hakkın tesisi için adaletin gerçekleşmesine hizmet eden, bu nedenle kutsal bir görev yüklendiği kabul edilen; hukuka, ahlaka, mesleğin onuruna ve kurallarına uygun davranacağına namusu ve vicdanı üzerine yemin ederek mesleğe başlayan, yargının kurucu unsurlarından olan bağımsız savunmayı temsil eden, bir ruhsata bağlı olarak çalışan, yükümlülük ve sorumlulukları bulunan, mesleki denetimi sağlanan ve kamu hizmeti gören avukata, öncelikle devletin güvenmesi gerekmektedir.

Bu kapsamda yasada belirtilen “avukata yardımcı olunma” kavramı somutlaştırılarak buna özel yaptırım öngörülmelidir. Özellikle özel yasalar karşısında avukatların bilgi ve belge inceleme yetkisi, delil toplama yetkisi ile birlikte yeniden ele alınarak, yetki ve sorumluluk veren anlayış içinde hak arama hürriyetinin etkin bir biçimde hayata geçirilmesi sağlanmalıdır.

Av. Atilla ÖZEN

İstanbul Barosu Avukatı





URL

YORUMLAR

  • 0 Yorum