SİGORTALILIĞIN İPTALİ - İTİRAZIN İPTALİ İSTEMİ

SİGORTALILIĞIN İPTALİ - İTİRAZIN İPTALİ İSTEMİ
Editör: Konya Time
22 Nisan 2020 - 10:31



T.C.
YARGITAY
10. HUKUK DAİRESİ
E. 2018/1449
K. 2020/435
T. 22.1.2020

İTİRAZIN İPTALİ İSTEMİ ( İptal Edilen Sigortalılık Döneminde Davalılar ve Bakmakla Yükümlü Olduğu Aile Bireyleri İçin Yersiz Olarak Yapılan Sağlık Harcamasının Tahsili İstemine İlişkin İcra Takibi Başlatıldığı - Sigortalılığı İptal Edilen Davalı Yönünden Müfettiş Raporuna Dayalı Olarak Sahte Bildirim Olduğundan Bahisle Geçersiz Sayılan Bildirimli Çalışmaların Gerçek Olup Olmadığı Fiili ve Eylemli Bulunup Bulunmadığının Araştırılması Gerektiği/Araştırma Yapılmaksızın Karar Verilmesinin Hatalı Olduğu )

SİGORTALILIĞIN İPTALİ ( Araştırma Sonucu Çalışmaların Gerçek Olduğu Sonucuna Ulaşılırsa Şimdiki Gibi Davanın Reddine Karar Verilmesi Gerektiği - Yapılacak Araştırma ve İnceleme Sonucu İptale Konu Çalışmaların Sahte Olduğu Fiili Olmadığı Sonucuna Ulaşılırsa Dava Konusu Tedavi Giderlerinin Kurumca Rücu Edilmesi Mümkün Olduğu Dikkate Alınarak Karar Verilmesi Gerektiği )

SAHTE SİGORTALILIK ( Müfettiş Raporuna Dayalı Olarak Sahte Bildirim Olduğundan Bahisle Geçersiz Sayılan Bildirimli Çalışmaların Gerçek Olup Olmadığı Fiili ve Eylemli Bulunup Bulunmadığının Araştırılması Gerektiği - Araştırma Sonucu Çalışmaların Gerçek Olduğu Sonucuna Ulaşılırsa Şimdiki Gibi Davanın Reddine Karar Verilmesi Gerektiği/Çalışmaların Sahte Olduğu Sonucuna Ulaşılırsa Dava Konusu Tedavi Giderlerinin Kurumca Rücu Edilmesi Mümkün Olduğu Dikkate Alınarak Karar Verilmesi Gerektiği )

2004/m.67

506/m.79

5510/m.86

ÖZET : Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.

Davalı yönünden müfettiş raporuna dayalı olarak sahte bildirim olduğundan bahisle geçersiz sayılan bildirimli çalışmaların gerçek olup olmadığı, fiili ve eylemli bulunup bulunmadığı re'sen araştırılarak irdelenmeli, çalışmaların gerçek olduğu sonucuna ulaşılırsa şimdiki gibi davanın reddine karar verilmesi gerektiği ve iptale konu çalışmaların sahte olduğu, fiili olmadığı sonucuna ulaşılırsa,dava konusu tedavi giderlerinin (sağlık harcaması) Kurumca rücu edilmesi mümkün olduğu dikkate alınarak varılacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği nazara alınmaksızın bu yönde bir araştırma yapılmadan somut uyuşmazlıkta uygulama yeri bulunmayan 5510 Sayılı Kanun'un geçici 45. maddesi gözetilerek karar tesisi bozmayı gerektirmiştir.

DAVA : Dava, fiili çalışmaya dayalı olmadığı gerekçesi ile iptal edilen sigortalılık döneminde davalılar ve bakmakla yükümlü olduğu aile bireyleri için yersiz olarak yapılan sağlık harcamasının tahsili istemine ilişkin başlatılan icra takibine itirazın iptali taleplidir.

İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesince verilen kararın, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:

KARAR : I-)İSTEM

Dava, ..., ..., ...'in, 2.2370.08.08.1069974.034.16-29 sicil sayılı ... M. İnşaat Taahhüt Elektrik Turizm Sanayi Limited Şirketi unvanlı sahte iş yerindeki işveren primlerinin iptal edilmesi dolayısıyla kendileri ve hak sahiplerine yapılan 55.190,90 TL tutarındaki sağlık yardımlarının tahsili için ... Anadolu 12. İcra Dairesinin 2012/6105 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ancak takibe itiraz edildiğini,itirazın haksız ve kötüniyetli olduğunu belirterek davalıların icra dosyasına vaki itirazlarının iptali ile takibin devamınına ve %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı hükmedilmesi istemlidir.

II-CEVAP

Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; ... 10. İş Mahkemesi'nin 2011/1062 Esas 2013/128 Karar sayılı dosyası ile aynı borçtan dolayı menfi tespit davası açıldığını ve müvekkilleri lehine sonuçlanarak Yargıtay onaması ile kesinleştiğini,huzurdaki davanın kesin hüküm nedeniyle reddi gerektiğini beyanla, davanın reddini istemiştir.

Davalı ... tarafından cevap dilekçesi sunulmamış, duruşmadaki beyanında davanın reddini talep etmiştir.

III-MAHKEME KARARI

A-)İLK DERECE MAHKEME KARARI

İlk derece mahkemesi, davanın reddine dair karar vermiştir.

B-)BAM KARARI

Istanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi; “İlk derece mahkemesi tarafından davalılar ... ve ... yönünden davanın kesin hüküm nedeniyle reddi yerinde olmakla birlikte, davalı ... yönünden sahte sigortalı olmadığından davanın reddine karar verilmesi "gerekçe" yönünden doğru bulunmamış, bu davalının ... Mermer ünvanlı işyerinde 10.04.2007-01.06.2007 tarihleri arasında sigorta bildirimi yapıldığından ve yersiz ödendiği ileri sürülen sağlık giderlerinin 2007 yılına ait olması sebebiyle 6385 Sayılı Kanun'un 12. maddesiyle 5510 Sayılı Yasa'ya eklenen Geçici 45. maddesi kapsamında Kurum tarafından talep edilemeyeceğinden "sonuç" itibariyle mahkeme kararının yerinde olduğu “belirtmesi ile davacının bu yönü amaçlayan istinaf başvurusunun reddine dair karar vermiştir.

IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:

Davacı vekili, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

V-)İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:

1-)Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalılar M. ve H. yönünden davanın reddine dair verilen karar yerinde olmakla, davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2-)Sahte sigortalılığa dayanan davalar hizmet tespiti içerikli olmakla, davanın yasal dayanağını oluşturan 506 Sayılı Yasa'nın 79. maddesiyle 5510 Sayılı Yasa'nın 86. maddesinde bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge ve yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması halinde somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen komşu işyeri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer tanıklarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunlu olup mahkemece, tarafların sunduğu deliller ile yetinilmemeli, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ilgili hükümleri esas alınarak kendiliğinden araştırma ilkesi benimsenmeli, sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalı, çalışmanın geçtiği iddia edilen iş yerine dair düzenlenmiş Kurum müfettiş raporu ve dayanak belgeler varsa dosya içerisine getirtilmeli, yine çalışmanın geçtiği iddia edilen işyerinden bildirimi bulunup iptal edilmeyen bordrolu tanıkların yeteri kadarının beyanlarına başvurulmalı, ilgili işyerinin hangi tarihten itibaren faal olduğu ile çalışma ruhsatı alıp almadığı araştırılmalı, işyeri işvereninin vergi kayıtları irdelenerek çalışan sayısı tespit edilmeye çalışılmalı, komşu işyeri bodro tanıkları ve işverenleri tespit edilerek beyanlarına başvurulmak suretiyle uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.

a-)Yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular ışığı altında, davalı ... yönünden müfettiş raporuna dayalı olarak sahte bildirim olduğundan bahisle geçersiz sayılan bildirimli çalışmaların gerçek olup olmadığı, fiili ve eylemli bulunup bulunmadığı anılan ilkeler kapsamında re'sen araştırılarak irdelenmeli, çalışmaların gerçek olduğu sonucuna ulaşılırsa şimdiki gibi davanın reddine karar verilmesi gerekirken, bu yönde bir araştırma yapılmaksızın somut uyuşmazlıkta uygulama yeri bulunmayan 5510 Sayılı Kanun'un geçici 45. maddesi gözetilerek yazılı şekilde karar tesisi hatalıdır.

b-)Diğer yönden yapılacak araştırma ve inceleme sonucu iptale konu çalışmaların sahte olduğu, fiili olmadığı sonucuna ulaşılırsa, teselsül sorumluluğu bulunmadığı, kendi sorumluluğu kapsmaında sınırlı şekilde iade ile yükümlü olduğu hususu nazara alınarak; konuya ilişkin Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 12.03.2019 tarihli ve 2015/10-2743 Esas, 2019/275 Karar sayılı ilam içeriği de gözetilerek dava konusu tedavi giderlerinin (sağlık harcaması) Kurumca rücu edilmesi mümkün olduğu dikkate alınarak varılacak sonuca göre karar verilmelidir.

O hâlde, davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Dairesi kararının HMK'nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.01.2020 gününde oybirliği ile karar verildi.

kazanci.com.tr





URL

YORUMLAR

  • 0 Yorum